Bakım Terimleri Sözlüğü

 

 

BAKIM SÖZLÜĞÜ

(Alfabetik Sıralamaya Göre)

 

Kaynak:

Seyyar, Ali; SOSYAL HİZMETLERDE BAKIM TERİMLERİ (Ansiklopedik Sözlük); Şefkatli Eller Yayınları; Ankara; Temmuz 2007; (332 sayfa)

 A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z

Y

Yansıtımca: (Bkz. Paranoya).

Yardıma Muhtaç Kişi: Ailesini kaybetmiş ve(ya) maddî durumu yetersiz ve(ya) ailesinin ekonomik ve sosyal yoksunluk içinde olmasından dolayı (kamusal) sosyal yardıma muhtaç olan kişidir. // Mal varlığı bulunmayan veya temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde menkul, gayrimenkul veya bunun dışında her hangi bir yerden gelir temin etmeyen ve bundan dolayı da başkalarının maddî yardımına bağımlı olan kişidir. // Değişik sebeplerden dolayı (çalışmaya muktedir olamamak, bakıma muhtaçlık, işsizlik, belirli bir gelir düzeyinin altında kalma vs.) başta kamu kurumları (Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları veya SHÇEK) olmak üzere sivil toplum örgütlerinin ve sosyal çevrenin malî desteğine ihtiyaç duyan kişidir.

Yardıma Muhtaç Özürlü: Özürlü olmanın ötesinde maddî desteğe ve yardıma ihtiyaç duyan kişidir.

Yardıma Muhtaç Yaşlı: Yaşlı olmanın ötesinde maddî desteğe ve yardıma ihtiyaç duyan kişidir.

Yardımcı Hemşire: Uzman bir hemşirenin nezareti altında basit hemşirelik hizmetleri yapan kişidir. // Görevleri: 1.) Hastaları tahlil için hazırlamak. 2.) Ateşine bakmak. 3.) Nabzını ve nefesini dinlemek. 4.) Reçeteye göre ilaçlarını vermek. 5.) Elbiselerini değiştirmek. 5.) Çocuk ve yaşlı hastaları beslemek. 6.) Diğer basit hemşirelik hizmetlerini yapmak. (Bkz. Hasta Bakıcısı).

Yardımcı Sağlık Personeli: (Bkz. Sağlık Personeli).

Yardımcı Sağlık Personeli: Tıp doktorları (hekimler) tarafından yapılan işlerden kapsam ve zorluk bakımından daha sınırlı bir düzeyde danışmanlık, teşhis, koruyucu ve tedavi edici tıbbî görevler üstelenen meslek elamanlarıdır. // Açıklama: Yardımcı Sağlık Personeli, bağımsız ya da kamu sağlık hizmetinin bir parçası olarak, alanda veya kuruluşlarda tıp doktorlarının talimatı ve denetimi altında çalışırlar ve genellikle kendi bölgelerinde yaygın olan hastalık ve vücut bozukluklarının tedavisinde belli tedavi çeşitlerini uygularlar. // Görevleri: 1.) Topluluk ve bireylere doğum kontrolü, hijyen, beslenme ve diğer koruyucu tıbbî önlemlere ilişkin danışmanlık hizmetleri vermek. 2.) Hastalıkları teşhis etmek maksadıyla hastaları muayene etmek veya daha ciddî hastaları tıp doktorlarına sevk etmek. 3.) Teşhis edilmiş hastalık, vücut bozuklukları veya yaralar için ilaç vermek ve bunları tedavi etmek. 4.) Basit ameliyatları yapmak. // Yardımcı Sağlık Personeli Üyeleri: 1.) Tıbbî Teknolog. 2.) Sağlık Memuru. 3.) Odyometrist. 4.) Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri: 5.) Sağlık Uzmanı. 6.) Hıfzısıhha Uzmanları (Çevre Sağlığı Teknisyeni). 7.) Hidroterapi Teknikeri:8.) Ortopedi ve Travmatoloji Teknisyeni. 9.) Şiropraktör. 11.) Terapist (Manevî Terapist). 12.) Protez ve Ortez Teknikeri. 13.) Hemşire (Yardımcı Hemşire; Hasta Hizmetlisi; Hasta Bakıcısı). 14.) Masör. 15.) Fizyoterapist. 16.) Acil Tıp Teknisyeni. 17.) Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri. 18.) Sağlık Memuru Odyometrist. 19.) Diyetisyen. 20.) Halk Sağlığı Gıda Uzmanı. 21.) Ev Ekonomisti. (Bkz. Sağlık Personeli).

Yardımcı Teknolojiler: Özürlülerin fonksiyonel kapasitelerini korumak veya geliştirmek maksadıyla kullanılan her türlü araç, gereç, cihaz ve diğer teknik teçhizattır.

Yaşlanma Modelleri: Yaşlılığı değişik tür ve kriterlere göre değerlendiren modeller. // Açıklama: Sosyal gerontoloji alanında geliştirilen aktif yaşlanma modeli olarak “Başarılı (Aktif-Sağlıklı) Yaşlanma” modeli, yaşlılık hâlinde dahî şahsî yeterlilik çerçevesinde yaşlının kendi ayakları üzerinde durabilme becerisini göstermesine dönük programlar içermektedir. Modelin sloganı, “normal yaşamak ile birlikte yaşlanan yıllara hayat katmak” şeklinde özetlenebilir. (Sağlıklı Yaşlanma Deklarasyonu; Dünya Sağlık Teşkilatı; 1999). // Başarılı yaşlanmanın gerçekleşmesinde diyet uygulama, egzersiz yapma, dengeli beslenme, güçlü bir manevî yapı, sosyal destek ağı gibi faktörler önemli rol almaktadır. // Aktif Yaşlanmanın Tanımları: Patolojik olmayan yaşa bağlı değişiklikler kapsamında hayattan alınan doyum ve şahsî hedeflerin gerçekleştirilmesi. // Yaşa bağlı imkânları en iyi bir şekilde değerlendirebilmek ve yaşa bağlı sınırlamaları dikkate alarak, yaşlılığa bağlı sorunlarla baş edebilmek. // Hayatla bütünleşme adına var olan fizikî, ruhî ve sosyal fonksiyonları korumak ve aktif bir biçimde kullanmak. // Kendi yaş grubuna göre ortalama olarak çok az veya hemen hemen hiç işlev kaybı göstermeme ve hayatla ilgiyi kaybetmeme durumudur.

Yaşlanma Türleri (Yaşlılık Hâlleri): Yaşlanmanın değişik tezahürleri. // Yaşlılığın, kronolojik, biyolojik, manevî (psikolojik) ve sosyal boyutudur. // Yaşlanmanın Tasnifi: 1.) Kronolojik Yaşlanma: Doğum yaşı ya da takvim yaşı olarak ifade edilebilir. Genellikle kronolojik olarak 65 yaş ve üstünde olan kişiler, yaşlı olarak kabul edilmektedir. Ancak bu tanımlama insanların bu devredeki genel sağlık, fizikî, ruhî, zihnî kapasiteleri ve meziyetleri gibi fonksiyonlarını tanımlamada yetersizdir. 2.) Biyolojik (Fizyolojik) Yaşlanma: Organlar düzeyinde fonksiyon azalması, dokularda yıpranma ve tahribatın artması. Dışarıdan görülen saçların ağarması, derinin buruşması biyolojik yaşlanmanın işaretlerindendir. Hücre sayısındaki azalma ve hücrelerin fonksiyonlarındaki değişimler organlardaki gerilemenin temel sebeplerindendir. Yaş ilerledikçe hareket ve motor becerileri alanında da zayıflama ve fonksiyon yitimi görülebilir. Yaşlı insanların kaslarında kuvvet azlığı, aktivite azalması ve yıkımlar meydana gelerek kasların inceldiği saptanmıştır. Kemiklerdeki kalsiyum eksikliği sebebiyle kırılma ihtimali artmaktadır. Ayrıca, biyolojik yaşlanma sonucunda yaşlıların çoğunda eklem romatizması ve kireçlenme meydana gelmektedir. İnsanın biyolojik yaşı, vücut yaşı olarak da ifade edilebilir. Kişinin sağlık durumu, sosyal çevre, yaşanılan zaman ve mekana göre, yaşlı insanların biyolojik kayıpları da birbirinden farklı olur. 3.) Psikolojik (Manevî) Yaşlanma: Zekâ, hafıza ve duygu gibi alanlarda fonksiyon yitimi olarak ortaya çıkan, bunun yanı sıra geçmişe özlem, geleceğe dair güvensizlik duygusu, manevî boşluk, kimi zamanda önceden gerçekleştirilemeyen idealler ve başarısızlıklar için üzülme biçiminde ortaya çıkar. Bu bağlamda yaşlılığın, insanın kendisini yaşlı hissetmesi ve kabul etmesi ile yakın alakası olduğu söylenebilir. 4.) Sosyal Yaşlanma: Ferdin, toplum içindeki hayatında, çalışma ve sosyal işlerinde gücünün ve yeteneğinin azalarak kaybolmasıdır. Bir toplumda ya da bir grup içinde sosyal yönden iyi bir uyum sağlayamama hâlidir. Yaşlı, artık yetenek ve becerilerini toplumda yerli yerinde kullanamamaktadır. // Değerlendirme: Yaşlanmanın dört boyutu, şahsî farklılıkları ihtiva eden bir olgudur. Bu açıdan her insan, yaşlanma sürecinde bu dört boyutu, farklı bir biçimde yaşayacaktır. Ancak, yaşlılık sürecinde meydana gelen biyolojik, psikolojik ve sosyal değişikliklerin yavaş ya da hızlı gelişmesi, çeşitli faktörlere bağlıdır (Örn.: Heyecan, stres, yetersiz ve dengesiz beslenme, yaşama tarzı, spor, kronik hastalıklar, sürekli uykusuzluk, sürekli alkol kullanma, sigara içme, aktivitelerin fazlalığı veya azlığı, çok soğuk ya da sıcak iklimlerde yaşamak, meslek hayatı, gelir durumu, aile yapısı, kültürel yapı, yalnız ya da sosyal çevrede yaşamak).

Yaşlanma: İnsanın doğumundan ölümüne kadar devam eden, tabiî ve kaçınılmaz bir süreçtir. // Değerlendirme: MacArthur Vakfının dört bin yaşlı üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre, genetik faktörlerin, ferdin fizikî yapısında % 30, bilişsel yapısında ise % 50 oranında belirleyici olduğu ve yaşlandıkça genetik özelliklelerin etkisinin azaldığı tespit edilmiştir. Yaşlanmada ferdin hayata bakışı ve yaşama tarzı belirleyicidir. Severek ve çalışarak elde edilen yakın sosyal münasebetler sayesinde kişi, bio-psiko-sosyal iyilik hâlini güçlendirmekle beraber sağlıklı ve aktif yaşlanabilmektedir.

Yaşlı Apartmanları: Yalnız yaşayan ve huzurevlerinde yaşamak istemeyen yaşlıların, toplum içinde ve korumalı bir ortamda hayatlarını sürdürmelerini sağlamak maksadıyla, Batı dünyasında uygulanan, Türkiye’de ise SHÇEK tarafından yapılması düşünülen ve kısmen uygulanan bir proje. // Açıklama: Büyük şehirlerde aile yapısının değişmesi, kadının iş hayatına atılması, evden birden fazla kişinin işe gitmesi, komşuluk münasebetlerinin zayıflaması gibi sebeplerden dolayı, yalnız kalan yaşlıların toplum içinde ve sosyal çevrelerine bağlı olarak kurum dışı yaşama biçimlerine imkân veren yaşlı dostu projelerin geliştirilmesi zaruret teşkil etmektedir. // Yaşlı apartmanlarının 40-50 m2’lik dairelerden oluşması, asansörlü olması, alt katında büro, lokanta, lokal olması, tüm dairelerde elektronik alarm ve telefon bağlantısı bulunan kontrol merkezinin olması elzemdir. Kontrol merkezinde görevli olan kişinin, ailesi ile birlikte apartmanın lojman dairesinde kalması ve yaşlılara 24 saat yardımcı olması, gündüzleri bir sosyal hizmet uzmanının olması, haftanın belli günlerinde ya da her gün basit sağlık ihtiyaçlarını gidermek için bir hemşirenin bulunması yönünde planlar yapılmalı be pilot proje olarak uygulamalıdır. Apartman dairelerinde yaşayan yaşlılar, belli bir kira bedeli ödemeli, yemeklerini kendileri yapabilecekleri gibi, lokantadan da ucuz bir şekilde temin edebilmelidirler.

Yaşlı Bakıcısı (Yaşlı Hizmetlisi): Bakıma muhtaç yaşlının bakımı ile bakım merkezinin veya yaşlının kaldığı evin temizlik ve düzeninden sorumlu profesyonel bakıcı veya hemşiredir. (Bkz. Hasta Hizmetlisi; Evde Yaşlı Bakım).

Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Kurumu (Yaşlı Bakım Yurdu): Tek başına ihtiyaçlarını gideremeyen, bir başkasının fizikî bakımına ve yardımına ihtiyacı olan bakıma muhtaç yaşlılara, gerek aktif sosyal bakım hizmetleri açısından, gerekse psiko-sosyal ve tıbbî rehabilitasyon programları açısından geniş kapsamlı bakım-tedavi hizmetleri sunan sosyal-bakım kurumları. // Açıklama: Dünyada bakıma muhtaç yaşlılara kurum bakım hizmetleri, sürekli (ömür boyu ve tam teşekkülü), geçici (kısa süreli) ve kısmî (yarı gün) bakım yurtları ile hastanelerde sunulmaktadır. Bu kurumlarda genelde bakıcıların yanında hemşireler, terapistler, psikologlar ve psikyatristler çalışmaktadır. Ev dışında yaşlının yardım alabileceği yer, gündüz bakım evleri (kısmî bakım yurtları) (Almanya'da bunlara sosyal istasyon denilmektedir) veya gündüz hastaneleridir. Gündüz hastanelerinde basit tıbbî bakım, ilaçları verme, fizyoterapi hizmeti verilmektedir. // Türkiye'de 1999 yılı itibariyle SHÇEK'ye bağlı huzurevlerinden sadece üçünde bakım ve rehabilitasyon hizmetleri verilmektedir. Gerek SHÇEK'ye bağlı huzur evlerinde, gerekse diğer kamu-özel kurum ve kuruluşlarına bağlı huzur evlerinde bu tür bakım hizmetlerinin artırılması için çalışmalar yapılmaktadır.

Yaşlı Bakımı: Yaşlılara dönük tıbbî, sosyal ve manevî bakım hizmetleridir. // Açıklama: Cumhuriyet döneminde yaşlılara bakım ve yardım görevi 1930 yılında çıkarılan belediyeler kanununun 34-35. maddeleri gereğince belediyelere verilmiştir. Belediyeler, düşkünler ve yaşlılara yaptıkları diğer tüm yardımların yanı sıra bu insanları barındıracak huzurevleri de açmışlardır. 1963 yılından itibaren yaşlılarla ilgili hizmetleri doğrudan devlet üstlenmiş ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne bağlı huzurevleri, devlet tarafından da açılmıştır.

Yaşlı Danışma Merkezleri: Evlerinde yalnız yaşayan ya da aileleri ile birlikte yaşayan 60 yaş ve üstündeki yaşlı insanların sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarını gidermede destek hizmetleri sunan gündüzlü kuruluşlardır. // Görevleri: Yönerge doğrultusunda gündüzlü hizmet veren Yaşlı Dayanışma Merkezlerinin görevleri şunlardır: 1.) Hayatını evde yalnız veya ailesi ile birlikte sürdüren yaşlıların boş zamanlarını değerlendirmelerine yardımcı olmak. 2.) Hayat şartlarını iyileştirmek. 3.) Günlük yaşamla ilgili etkinliklerine yardımcı olmak. 4.) Rehberlik ve meslekî danışmanlık hizmetleri vermek. 5.) Kendi imkânları ile karşılamakta güçlük çektikleri konularda destek hizmetleri vermek. 6.) Sosyal ilişkilerini ve aktivitelerini artırmak. 7.) Dengeli ve düzenli beslenme, sağlık eğitimi, sosyal katılım ve sosyo-psikolojik sorunlara ilişkin eğitim çalışmalarıyla, sosyal hayattan izole olmadan bireyi yaşama bağlamak. // Açıklama: Yaşlı danışma merkezlerine üye olan yaşlılara psikolojik danışmanlık, çeşitli konularda rehberlik, el becerilerine yönelik faaliyetler, basit sağlık yardımları gibi hizmetler sunulmaktadır. Ayrıca, bu merkezlerde yaşlılar için sohbet ve eğlence toplantıları da düzenlenmektedir. Merkezler, yaşlı insanların bir araya gelerek sohbet etmeleri, ortak alan ve sorunlarını paylaşabilmeleri, sorunlara yönelik birlikte çözüm yolları aramaları, boş zamanlarını verimli bir şekilde geçirmeleri, yalnızlık duygusu hissetmemeleri için uygun bir ortam hazırlamakta ve yaşlıların sosyalleşmesini kolaylaştırmaktadır. Yaşlı Danışma Merkezleri, yaşlılara ev yardım hizmetleri (yemek pişirme, alışveriş etme, sosyal temas kurmada yardım), yemek dağıtımı, gündüz bakımı, yaşlılara ve ailelerine psikolojik ve tıbbî tavsiyelerde bulunma, danışmanlık yapma, yaşlının kendine bakma yeteneklerinin arttırılması gibi hizmetleri, diğer kurum ve kuruluşlarla ortaklaşa organize edebilir. Üyelik sistemiyle çalışan, boş zaman değerlendirmeye yönelik etkinlikler tiyatro, sinema, piknik, gezi, oyun oynama vb. gibi etkinlikler de bulunulan bu merkezlerde yaşlılar için resim, müzik, el beceri geliştirme kursları vb.de düzenlenmektedir. // Sayısal Boyut: 2005 yılı verilerine göre, SHÇEK’ye bağlı Ankara’da 2, İzmir, Çanakkale ve Denizli’de bulunan toplam 5 Yaşlı Dayanışma Merkezi’nde toplam 1.450 yaşlıya hizmet verilmektedir.

Yaşlı Hasta Bakımı: Yaşlılıktan dolayı değişik hastalıklara (özellikle Alzheimer ve Demans) yakalanan kişilerin, evde veya her hangi bir sosyal kuruluşta (Örn.: Yaşlı Bakım Yurdu veya Huzurevi) bakımı. // Bakıcı Personele Düşen Görevler: 1. Bakıcılar, yaşlı hastanın davranışlarından korkmamalı ve sabırlarını yitirmemelidir. 2. Yaşlı hasta, bakıcıya veya yabancılara alışılmadık biçimde alenî ve hiç de hoş olmayan hareketlerde bulunuyorsa, bu davranışın yumuşak bir biçimde caydırılması gerekmektedir. Yaşlı hastanın dikkatini başka şeylere, örneğin televizyona ya da ellerini kullanabileceği bir şeye çekmekte fayda vardır. 3. Öfkelenen yaşlı hastalar azarlanmamalıdır. Bu öfke aslında bakıcıya değil, unutkanlığına ve kendisini tüketen hislerine yöneliktir. Yaptıklarını kısa zamanda zaten unutacak ve davranışlarının ne denli uygunsuz olduğunu hatırlayamayacaktır. Bakıcılar, özellikle Alsheimer hastalığına yakalanmış olan yaşlı hastalarla birlikte yaşamanın yollarını aramalıdırlar. 4. Hastanın hırçınları ve saldırıları sıklaşmaya başladıysa veya günün birinde evinin yolunu, ya da ev içinde yolunu bulamayacak noktaya geldiğinde hekimle görüşülmesi gerekmektedir. Hastaya ve dolaylı olarak bakıcıya da yardımcı olacak ilaçlar temin edilmelidir. 5. Kontrolünü kaybeden bakıcılar, kendilerini suçlu hissetmemelidir. Böyle patlamalar, gerilimin tabîi bir dışavurum biçimidir. Ancak, stres ve patlamalar sıklaşıyorsa, bakıcının da yardıma ihtiyaç duyacak noktaya geldiğinin bir işaretidir. Bu duruma gelen bakıcı, sosyal bakım hizmetleri sunan kurum ve kuruluşlardan yardım istemeli ve mümkün mertebe bakımını kolaylaştırıcı çareler aramalıdır (Örn. İkinci bir bakıcı; Kurumsal bakım; Tatil; İkinci bir meşguliyet).

Yaşlı Hizmet Merkezi: Yaşlı bireylerin hayat kalitesinin artırılması maksadıyla gündüzlü bakım ve evde bakım hizmeti sunmak üzere açılan ve faaliyet gösteren yaşlı hizmet merkezi. (01.02.2007 tarihli “Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun).

Yaşlı Hizmetleri: Sosyal hizmetler kapsamında yaşlı insanların saadeti ve huzuru için, gerek kurumsal, gerek eve yönelik olarak yapılan sistemli ve örgütlü çalışmaların bütünü. // Yaşlı Hizmetlerindeki Temel Esaslar: 1.) Yaşlı insanlara götürülen sosyal hizmetlerin ve bakım hizmetlerinin standartlarını belirlemek. 2.) Yaşlıların özelliklerine göre, ihtiyaç duyulan hizmetlerin biçimini ve türünü tespit etmek, uygulamak, denetlemek ve ülke çapında yaygınlaştırmak.

Yaşlı Hizmetlisi: (Bkz. Yaşlı Bakıcısı).

Yaşlı Nüfus: Bir ülkenin nüfusunun yaşlanmasıdır. // 65 yaş ve üzeri yaştaki nüfus oranının, genel nüfus içindeki payının artmasıdır. // Toplam nüfus içinde 64 yaş ve üzeri yaştaki kişilerin oranının % 10 ve üstünde olduğu nüfustur.

Yaşlılar (İhtiyarlar): 65 yaş ve üstünde olan veya fizyolojik-bedenî-zihnî-ruhî açıdan belirli derecede fonksiyonel kayba uğramış insan. // İleri yaşta olan ve âdeta dünyayı terk etmiş olan ihtiyara, pîr-i fâni denmektedir. // Dinlerde Yaşlılar: Bütün monoteist dinler, yaşlıların, sosyal hayatta korunmalarını emretmektedir. Buna göre, yaşlı, çocukları ve gençleri bugünlere getiren ve onları yetiştiren kişi konumunda olduğundan, onların üzerinde hak sahibidir ve bakıma muhtaç hâle geldiğinde çocukları onun bakımından sorumludur. // Türk Toplumunda Yaşlılar: Türk toplumunda her dönemde kimsesiz çocuk, sakat, muhtaç ve yaşlılara yardım edildiği ve sosyal korunmaya alındıkları, çok eski sosyal kurumların varlığından anlaşılmaktadır. Özellikle, Türklerin İslâm dinini kabulünden sonra yaşlılara saygı katlanarak devam etmiştir. İslam dininin emirlerini benimseyen Türk toplumu, sosyal hizmet kurumlarını hayata geçirerek, özellikle kimsesiz yaşlıların bakımını kurumsal yönden üstlenmiştir.

Yaşlılar Politikası: Sosyal siyaset uygulamaları çerçevesinde, özel şartlarını dikkate alacak bir biçimde yaşlılara dönük hayata geçirilen sosyal hizmetler, bakım hizmetleri, sosyal yardımlar ve psikolojik, manevî ve sosyal danışmanlık ve rehberlik hizmetleri.

Yaşlılar Psikolojisi: (Bkz. Yaşlılık Psikolojisi).

Yaşlılar Yurdu: (Bkz. Huzurevi).

Yaşlılara Yardım Evi: SHÇEK tarafından barınacak herhangi bir yeri olmayan, bedenî, zihnî veya ruhî sorunları sebebiyle herhangi bir sosyal kurum ve kuruluşun hizmetlerinden yararlanamayan, kendi başına sokaklarda yaşayan, dilencilik yapan yetişkin ve yaşlı insanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak ve kısmî barınma imkânı da sağlamak üzere kurulması plânlanmış proje hâlinde bir merkez. // Açıklama: Yaşlı ve kimsesiz sokak yaşlıları, sağlıksız beslenme koşulları içinde yaşamak mecburiyetinde kaldıkları gibi toplum için de tehlikeli olabilmektedir. Bu sebepten ötürü gerekli görülen yaşlılara yardım evi projesi, kadın ve erkek olmak üzere iki binada ya da tek bina içerisinde iki bölüm olarak düşünülmüştür. Binaların her birinde en az bir tane koğuş biçiminde yatak odası, bölmelerle ayrılmış birkaç kurnalı banyo, yemek odası, çamaşır odası, tuvalet, ambar, depo ve bir büro olması, kalorifer ve sıcak su tertibatı ile bir minibüsün de bulunması planlanmış ve-fakat henüz hayata geçirilememiştir.

Yaşlılık (İhtiyarlık): Fizyolojik bir olgu olup, fertlerin fizikî ve ruhî güçlerinin geri dönülmez bir şekilde kaybolması süreci. // Bir kimsenin belirli bir yaş sınırı aşması sonucu, işgücünün verimliliğini ve dolayısıyla kazanma gücünü kaybetmesi. // Yaşlanmaya bağlı olarak, ferdin çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybederek, düzenli ve yeterli gelir getiren bir iş tutamaz veya kendi geçimini kendi gücüyle sağlayamaz hâle geldiği biyolojik durum. // Çalışan insanın çalışma gücünü büyük ölçüde azaltan veya tamamen ortadan kaldıran ve dolayısıyla çalışmaya bağlı olarak elde ettiği gelirden mahrum eden bir sosyal güvenlik tehlikesi veya sosyal risk. // Açıklama: İnsan hayatının son merhalesi ve kişinin yaşlanma devresi olarak kabul edilen yaşlılık, farklı çevrelerce farklı biçimde tanımlanmaktadır. Kimilerine göre yaşlanma, insanın doğumundan ölümüne kadar devam eden, tabiî ve kaçınılmaz bir süreçtir. İnsan gelişimi ortalama ilk yirmi yılında sürekli bir yükselme göstermekte, bundan sonra ise insan, bir durağanlaşma ve zaman içinde bir çöküş yaşamaktadır. Bu çöküşün fizikî, zihnî, hissî ve sosyal alanlarda en hızlı olarak yaşandığı dönem, yaşlılık dönemi olarak tanımlanabilir. // Yaşlılık, fizyolojik bir olgu olup, fertlerin fizikî ve ruhî güçlerinin geri dönülmez bir şekilde kaybolması sürecidir. Başlangıçtaki fizikî alandaki yetersizlikler, zaman içinde psikolojik alanda gerilemelere, dengesizliğe sebep olurken, fizikî ve psikolojik alandaki gerilemelerle birlikte sosyal alanda da gerilemeye sebep olmaktadır. Böylece yaşlılık, hayatın her alanında yaygın bir kayıp duygusunun yaşandığı, fertlerin bedenî, psikolojik ve sosyal yönden özerkliklerini yitirip, yeniden bağımlı duruma geçtikleri bir dönem olarak tanımlanabilir. WHO’ya göre; 25-64 yaş, yetişkinlik; 65-74 yaş, yaşlılık; 75-89 yaş, ihtiyarlık evresidir. // Sosyal güvenlik açısından yaşlılık, bir sosyal risktir. Çünkü yaşının ilerlemesi sebebiyle, iktisaden etkin olamayan, fizikî gücünü ortaya seremeyen insan, gelir ve kazanç kaybına uğrar. Dolayısıyla, yaşlılık riskine, daha doğrusu yaşlılıktan doğan gelir kaybı ile ilgili zararların telâfisine yönelik yaşlılık sigortasının önemi burada mevzu bahis olmaktadır.

Yaşlılık Hâlleri: (Bkz. Yaşlanma Türleri).

Yaşlılık Psikolojisi (Yaşlılar Psikolojisi): Yaşlı insanların içinde bulundukları ruh hâli. // Yaşlılığın Psikolojik Belirtileri: Eskiye bağlılık ve yeniliklere açık olmamak, yaşlılığın belirtileridir. Bu durumda, yaşlıların genç nesillerle aralarındaki mesafe gittikçe artmaktadır. Yaşlılık psikolojisine giren yaşlılar, eski alışkanlıklarından da kolay kolay kurutulamazlar. Bulundukları muhiti ve evi değiştirmeye zorlandıklarında aşırı tepki gösterirler. Elbiselerini ve oda içindeki eşya ve mobilyalarını değiştirmek istemezler. Alışkanlıklarından kolay kolay vazgeçemeyecekleri için, yeniliklere uyum sağlamada zorlanırlar. Diğer taraftan, insanlar yaşlandıkça, her şeyden endişelenmeye ve korkmaya başlarlar. Başkalarına karşı güvenceleri azalmaya başlar. Örneğin, gençleri beğenmemeye başlarlar. Gençlerde ahlâk ve terbiye kalmadığını, kendilerini saymadıklarını, bu gençlere bu ülkenin nasıl emanet edileceğini, hâlbuki kendilerinin ne kadar becerikli, çalışkan ve başarılı olduklarını iddia ederler. Bununla birlikte, tenkit ettikleri çevreden önemsenmek, beğenilmek ve takdir edilmek, övülmek ve saygı görmek isterler. Psikolojik yönden yaşlılık dönemi, ya benlik (mânevî) bütünlüğünün kazanıldığı ya da sosyal-ahlâkî-mânevî çöküntünün yaşandığı bir dönemdir. Geçmişinde üretken ve topluma faydalı olabilmiş, sosyal münasebetler kurabilmiş ve ideallerine ulaşabilmiş insan, benlik bütünlüğünü oluşturabilmektedir. Hayatını belli bir mânâ içinde yaşayamayan ve hayatında sosyal sorumluluklardan uzak kalmış insan ise, çaresizlik duygularına kapılabilmektedir. İşte bu çaresizlik duyguları ve yaklaşmakta olan ölüme karşı koyamama, yaşlılıkta sürekli bir depresyonun yaşanmasına sebep olabilir. // Yaşlılarda Depresyon: Yapılan araştırmalar, 65 yaş ve üstü yaşlı grubunda depresyon olgusunun % 30 - % 68 arasında olduğunu göstermektedir. Depresyon olgusunun bu kadar çok görülmesi, intihar vakalarını da artırmaktadır. Batılı ülkelerde intihar olaylarının yaşlanmaya paralel olarak artış gösterdiği belirtilmektedir.

Yaşlılık Psikozu: Bazı yaşlı insanlarda aklî yeteneklerinin zayıflaması (bunama), hafıza kusuru ve genel yönelim bozukluğu şeklinde ortaya çıkan bir psikotik reaksiyon türü.

Yaşlılık Riskleri: Yaşlanmadan dolayı ortaya çıkan veya yaşlılığın tabiî (biyolojik, fizyolojik) tezahürü olan sosyal ve manevî riskler. // Açıklama: Yaşlılıkta özellikle fizikî, sosyo-ekonomik ve manevî riskler önem kazanmaktadır. Örn. Yaşlılıktan ötürü iş göremezlik, sakatlık, bakıma muhtaçlık, gelir ve kazanç kaybı ve bundan doğan kader, gam ve diğer manevî hastalıklar.

Yaşlılık Sorunları: Yaşlı insanların, yaşlanma sebebiyle yaşadıkları iktisadî, sosyal, psikolojik, manevî ve(ya) bedenî problemler. // Değerlendirme: Bazı yaşlılar, özellikle emekliliğe ayrıldıklarında, yaşlılığa uyum sorunları, (yalnızlık, işe yaramama hissi, saygınlığın yitirilmesi vb.) yaşayabileceği gibi, ileri yaşta olanlar da kendi başına barınma ve bakıma muhtaçlık açısından başkalarına bağımlı olmadan kaynaklanan sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Yemek Yemek ve İçmek: (Bkz. Beslenme).

Yerel Sosyal Politika: (Bkz. Sosyal Belediyecilik).

Yetenek Bozukluğu: (Bkz. Yetersizlik).

Yeteneklere Saygı: Bakıma muhtaç kişinin fizikî ve sosyal becerilerine saygı göstermektir. //  Bakıma muhtaç kişinin yapabileceği işleri ve hoşlandığı etkinliklerinin ifasına yönelik destek hizmetleridir. // Bakıcı Personele Düşen Görevler: 1.) Mümkün olduğu kadar övmek ve cesaret vermek. 2.) İşleri kendi yöntemleriyle ve kendi süratleriyle yapmalarına izin vermek. 3.) Bağımsızlıklarını koruyabilmeleri için, işleri onun yerine değil onunla birlikte yapmak. 4.) Bir parçasını yapabiliyor olsalar da kişinin kendini başarmış hissedebilmesi için, işleri küçük parçalara bölmek.

Yetersizlik (Yetiyitimi; Yetenek Bozukluğu; Fonksiyonel Engellilik): ICF ve ICIDH-10 kodlama sistemlerinde geçen “Disability” kavramıdır. // Fizikî, psikolojik veya anatomik yapı ve fonksiyonların kaybı ya da normalden sapma durumudur. // Organların zarara uğraması sebebiyle ruhî, psikolojik veya fizikî fonksiyonel engellerin ortaya çıkmasıdır. // Özürlünün belirli hareketleri yerine tam olarak yerine getirememesinden dolayı aktivite kısıtlıkları içinde bulunmasıdır. // İşlev veya yapı bozuklukları, etkinlik sınırlılıkları ve (sosyal) katılım kısıtlıkları için kullanılan geniş kapsamlı bir terimdir. // Açıklama: Yetersizlik, kişi (sağlık şartları ile birlikte) ve kişiyle karmaşık unsurlar, yani bağlamsal etmenler (çevresel ve şahsî unsurlar) arasındaki etkileşimin olumsuz yönlerini belirtmektedir. (Bkz. ICF).

Yetiyitimi: (Bkz. Yetersizlik).